Kedilerde lösemi, çoğunlukla sessiz ve derinden ilerleyen, ne yazık ki sonuçları da ağır olabilen viral bir rahatsızlık olduğu için oldukça önemsenmelidir. Bu süreçte bağışıklık sistemini zayıflatmasıyla, kedilerde farklı enfeksiyonların ve ciddi sağlık sorunlarının önü açılabilir.

Tedavisi olmayan bir hastalık söz konusu olduğunda, aşının önemi çok daha net bir şekilde ortaya çıkar.

Löseminin en zor kısımlarından biri, ilk dönemde bariz belirtiler sunmamasıdır. Fakat fark edildiği zamanlarda karşımıza çok ağır bir tablo çıkabilmektedir. Lösemi virüsü, genellikle kediler arasındaki yakın temasla başlar. Bilhassa ortak kedi mamaları, tükürük teması ya da ısırıklar, söz konusu bulaşma risklerini artırmaktadır.

Bunları düşündüğümüz zaman elbette dışarıya sık sık çıkan kedilerde riskin daha fazla olduğunu söylememiz gerekir. Bu tip kedi sahipleri lösemiye karşı mücadelede daha bilinçli yaklaşmak zorundadır.

Kedilerde Lösemi Aşısı Nedir?

Patili dostlarımız olan kedilerde lösemi aşısı, FeLV (Feline Leukemia Virus) aşısı olarak da bilinir. Lösemi aşısı, kedilerde ciddi bağışıklık baskılanmasına yol açan virüse karşı koruma sağlar.

Lösemi aşısı hastalığın oluşmasını engellemeyi amaçlayan koruyucu bir uygulamadır.

Lösemi aşısı, kedinin bağışıklık sistemini virüsle karşılaşmadan önce tanıştırmaktadır. Dolayısıyla da herhangi bir temas halinde hastalığın gelişmesi önlenir. Genel olarak bir lösemi virüsü, vücuda girdikten hemen sonra doğrudan bağışıklık hücrelerini hedef alır. Ne yazık ki zamanla kedinin enfeksiyonlara karşı direnci düşmeye başlar; kilo kaybı ve kansızlık gibi sonuçlar kendini gösterir.

Oysa aşı sayesinde bağışıklık sistemi, virüsü erken aşamada tanıyıp etkisiz hale getirecek bir savunma geliştirir.

Aşılama öncesinde kedinin lösemi taşıyıcısı olup olmadığının test edilmesi gerekir; çünkü virüsü taşıyan kedilerde aşının koruyucu etkisi olmayacaktır.

Yavru Kedilerde Lösemi Aşısı Uygulaması

Henüz yavru düzeydeki kediler, yukarıda da altını çizdiğimiz gibi lösemi virüsüne karşı daha savunmasızdır. Lösemi aşısı, özellikle risk grubunda bulunan yavru kediler için büyük önem taşır. Yavru döneminde yapılan aşılar, kedinin ilerleyen yaşamında karşılaşabileceği ciddi sağlık sorunlarını da önlemektedir.

Lösemi aşısı büyük oranda yavru kedilerde belirli bir yaşa ulaşıldıktan sonra uygulanır. Veteriner hekim uygun görürse önce lösemi testi yapılır. Taşıyıcı olmayan ve sağlıklı yavrularda yapılan aşı, bağışıklık sistemini virüse karşı hazırlayarak koruyucu bir kalkan oluşturur.

Kedilerde Lösemi Aşısı Sonrası Olası Yan Etkiler

Kedilerde uygulanan lösemi aşılarından hemen sonra görülebilecek yan etkiler, özel durumlar haricinde oldukça hafiftir. Bu geçici belirtiler bağışıklık sisteminin aşıya verdiği doğal tepkiler olarak yorumlanır.

İlk 24 saat; kısa süreli halsizlik, iştah azalması veya hafif ateş gibi etkilerin gözlemlenebileceği zaman aralığıdır.

Bazı kedilerde enjeksiyon yapılan bölgede hafif şişlik ya da hassasiyet meydana gelebilmektedir. Çok daha nadir durumlarda ise huzursuzluk veya geçici sindirim sorunları gözlemlenebilir. Bu tip belirtiler uzun süre devam ederse ya da kedinin genel durumunda belirgin bir bozulma fark edilirse veteriner hekime başvurulması şarttır.

Lösemi aşısı sonrasındaki süreçte kedinin dinlenmesine izin verilmesi ve stresli ortamlardan uzak tutulması önem teşkil eder. Aşı uygulamalarını, kliniğimizde olduğu gibi İstanbul genelinde sunduğumuz evde veterinerlik hizmetimiz kapsamında da güvenle gerçekleştiriyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir